Devlet Bahçeli’den ‘Malazgirt Zaferi’ iletisi

MHP Genel Lideri Devlet Bahçeli, Malazgirt Zaferi’nin 951’inci yıl dönümü nedeniyle yazılı açıklama yaptı.

Ağustos’un Türk milletinin zafer dualarının kabul olduğu ay olduğunu vurgulayan Bahçeli, dedi.

“Malazgirt Zaferi, diriliş ve doğruluş şahikasıdır”

Bahçeli, “Malazgirt’ten Otlukbeli’ne, Mercidabık’tan Mohaç’a, Büyük Taarruz’dan Dumlupınar’a kadar Türk milleti harika atılımların, muazzez zaferlerin övüncüyle yoğrulmuştur. Bunlardan her birisi tarihe mühür vurmuş, hepsi de birbirini tamamlamıştır. Özellikle 951 yıl evvel fazilet ve fedakarlığın refakatiyle kazanılan Malazgirt Zaferi Anadolu’yu vatan yapan, zalimlerin hesabını bozan diriliş ve doğruluş şahikasıdır. Malazgirt Ovası’nda sırf iki farklı ordu, sadece iki farklı devlet karşılıklı olarak mevzilenmemiş; bunlardan çok daha kıymetlisi hak ile batıl, iman ile ihanet karşı karşıya gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

“Nasıl bir cepheleşme içinde yer aldığı bariz halde görülebilecektir”

DHA’nın haberine nazaran MHP önderi, 26 Ağustos 1071’de Anadolu coğrafyasının asıl sahiplerine kucak açtığını kaydederek, şöyle devam etti:

“Nitekim Malazgirt Meydan Savaşı analitik bir akılla ve derinlemesine bir bakışla incelendiğinde; siyasi, askeri, kültürel, toplumsal ve dini boyutları açısından büsbütün birbiriyle aykırı düşmüş iki medeniyetin nasıl bir uğraş halinde olduğu, nasıl bir cepheleşme içinde yer aldığı bariz formda görülebilecektir. Malazgirt Zaferi, haklı davalarına inanmış tertemiz yüreklerin, şehadeti peşinen kabullenmiş şanlı gönüllerin, mazluma dost zalime düşman kesilmiş kahraman neferlerin unutulmayacak, unutturulmayacak destanıdır.

“Asla terk edilmeyecektir”

Büyük Hakanımız Sultan Alparslan’ın ‘Ben kendimi Allah’a adadım, benim için şehitlik de muzaffer olmak da bahtiyarlıktır’ kelamı esasen paslı kilitleri söküp atan, köhne mahzurları yıkıp aşan inanmışlığın tezahür ve temin kuvvetidir. Bizans’ın asker sayısı ve silah teknolojisi konusundaki üstünlüğü kutlu ecdadımızın aklı, ahlakı, azmi ve anıtlaşmış cüreti karşısında elbette tutunamamış, nihayetinde bozgun kaçınılmaz hale gelmiştir.

26 Ağustos 1071’de Anadolu coğrafyası asıl ve ebedi sahiplerine kucağını açmış, işgal ve ilkellik son bulmuştur. Hala kıyıda köşede karanlık senaryolarla meşgul olan Bizans’ın varisleri ne yaparsa yapsın, vatan tektir, ismi Türk’tür, 951 yıldır namusumuza ve mukaddesat onurumuza emanettir, dahası asla terk edilmeyecektir.”

“Hiçbir makus oyun, Malazgirt’in şanına leke düşüremeyecektir”

Bahçeli, makus niyet sahiplerinin ayaklarını denk alması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Hiçbir makus oyun, hiçbir menfur tuzak Malazgirt’in şanına leke düşüremeyecektir. Zaferlerimiz geride kalmış, tarihin bir anında donmuş ve durmuş değildir. Sultan Alparslan’ın ve kahraman ecdadımızın Anadolu topraklarına diktiği var oluş ve bağımsızlık fideleri çınarlaşmış, milletimizin ve mazlum toplumların tamamını gölgesine almıştır.

Bizans’ın ve kirli emellerinin dirilmesi için aktif halde olanlara hatırlatırım ki, Malazgirt Zaferi’nden 851 yıl sonra düşmanı önüne kattığı üzere vatan topraklarından sürüp çıkaran taarruz şuuru hala milletimizin vicdanında kor üzere durmaktadır.

“Ayaklarını denk almalılar”

Bu nedenle makûs ve kötürüm niyet sahipleri ayaklarını denk almalıdır. 951 yıl evvel üzerinde yaşadığımız topraklara kardeşliğin ve yazgı iştirakinin tohumları saçılmış, asırlar içinde de kökleşmiştir. Çok şükür kökümüz sağlam, önümüz aydınlıktır.

Malazgirt Zaferi’nden Büyük Taarruz’a kadar geçen asırlar içinde ismimiz, anımız ve acımız bir olmuş, birlikte gülüp birlikte ağlamanın asalet ve hissiyatı büyük Türk milletiyle beden bulmuştur. Bilinmelidir ki, vatanın bedeli şehadet ve gazilikle ödenmiştir.

“Vatanımız sonsuza kadar var olsun”

Bu his ve fikirlerle Türk tarihinin her bir devrinde, ulusal bekanın koruması için emsalsiz sorumluluklar üstlenmiş, en çetin imtihanları sabır ve vatanperverlikle geçmiş kahramanlık nişanesi aziz ecdadımızı hürmet ve rahmetle yad ediyorum.

Malazgirt Zaferi’nin 951’inci yıl dönümünde Büyük Hakanımız Sultan Alparslan’a, kahraman neferlerimize, Büyük Taarruz’un 100’üncü yıl dönümünde de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, ideal arkadaşlarına ve sayın şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum. Zafer günümüz mübarek olsun. Vatanımız sonsuza kadar var olsun.”