AK Parti Sözcüsü Çelik: Türkiye masada güvenli bir arabulucu, iyi bir dost, sahada da düşmanları için caydırıcı bir güçtür

Çelik, Üsküdar Nevmekan Sahil’de AK Parti İstanbul Gençlik Kollarının düzenlediği Üsküdar Buluşmaları’na katıldı.

Üniversite ve liselilerden oluşan topluluğa hitap eden Çelik, gençlere hayata ilişkin tavsiyelerde bulundu.

Genç neslin kısa zaman zarfında çok uzun yıllar içerisinde görülebilecek olayları yaşadığını belirten Çelik, “20 yılda, 200 yılda yaşanacak olayları hızlandırılmış bir tarih akışı içerisinde gördük. Siz de çok daha başka bir perspektif içerisinde bunu görebilecek imkana ve kabiliyete sahipsiniz. Dolayısıyla sizin hikayeleriniz çok daha güçlü ve anlamlı hikayelerdir. Bir hayatta ne kadar çok hikayeniz varsa hayatınız o kadar anlamlı ve derin bir hale gelmiş oluyor. Bütün bunları gözlemlemek sizin açınızdan müthiş bir fırsat.” ifadelerini kullandı.

Programda gençlerden gelen soruları yanıtlayan Çelik, Ermeni meselesi üzerine yöneltilen bir soru üzerine, Türkiye’nin, karşılıklı yaşanan acılarla ilgili, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde öz güvenli bir siyasete imza attığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bütün arşivlerin açılarak meselenin siyasetçiler yerine tarihçiler tarafından değerlendirilmesini isteyip bir meydan okumada bulunduğunu anlatan Çelik, şöyle konuştu:

“Bizim korkumuz olsa ‘Arşivleri açalım.’ demeyiz. Sadece biz değil, ilgili bütün devletler arşivlerini açacak. Buna yanaşmadılar. Yıllar evvel Türkiye ile Ermenistan arasında karşılıklı güven artırıcı adımlar atılacaktı. O dönem Ermenistan Anayasa Mahkemesi bunu iptal etti. Bu mesele Ermeni diasporası için bir çıkara, bir sektöre dönüşmüştür. Bugün de Cumhurbaşkanımız çok güçlü bir mesaj yayımladı. Ermeni patriğine gönderdiği mesajda, ‘Bütün Ermeni vatandaşlarımızın bu topraklarda huzur içerisinde yaşaması güven altındadır. Bunun için de gayret etmeye devam edeceğiz.’ dedi. Niçin tarihçilerin bu konuyu tartışmasına müsaade etmiyor, gerçeklerin ortaya çıkmasına yanaşmıyorsunuz. ‘Biz bir hüküm verdik, siz kabul edin.’ diye tek taraflı, korkakça, ön yargılı bir davranış sergiliyorlar. Korkacak, çekinecek hiçbir şey yok. Her şeyi tartışmaya hazırız.”

Çelik, uluslararası arenada Türkiye’nin rolüne ilişkin soru üzerine de Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Türkiye’nin kilit rolünün anlaşıldığını belirtti.

İkinci Dünya Savaşı’ndan bugüne insanoğlunun savaş yerine diplomasiyle hareket etmeye çalıştığını dile getiren Çelik, Rusya-Ukrayna Savaşı’nda diplomasi söyleminin sadece Türkiye’den çıktığını kaydetti.

Siyasette ve hayatta köprü kurmanın önemini vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:

“Şu anda barışın mümkün olmasına dair yegane mekanizma ne Birleşmiş Milletlerin mekanizmasıdır ne AB’nin mekanizmasıdır ne ABD’nin ne de NATO’nun mekanizmasıdır. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürüyen Türkiye’nin diplomasisidir tek başına. Barış bir gün mümkün olacaksa açılan bu kapı sayesinde mümkün olacaktır. Birileri Türkiye’nin sahada değerini biliyor da masada değerini bilmiyorsa büyük bir siyasi akılsızlık yapıyordur. Türkiye masada güvenli bir arabulucu, iyi bir dost, sahada da düşmanları için caydırıcı bir güçtür. Bizi sadece sahada görmek isteyenler dostluğumuzun kıymetini bilmeyenlerdir. Masada dostluğumuzu paylaşsalar sahada bu kadar enerji kaybetmelerine gerek kalmayacak.”

Çelik, hayat pahalılığının ne zaman ortadan kalkacağına ilişkin soruyu da yanıtladı.

Türkiye’yi çok borçlu, enflasyonun, cari açığın çok yüksek olduğu, milli gelirin çok düşük kaldığı noktalardan aldıklarını belirten Çelik, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanımız liderliğindeki siyasetler Türkiye’yi çok güçlü yerlere taşıdı. Şimdi de bir türbülansın içerisinden geçiyoruz. Ukrayna Savaşı ile birlikte tedarik zincirinde ortaya çıkan problemler, dünyada pek çok ülkede on yıllardır görülmemiş enflasyon rakamları görünüyor. Yaşananlar tabii bizi de etkiliyor. Şimdi göreceksiniz, bayramdan sonra yavaş yavaş düzelme başlayacak. Ondan sonra da bunu kademe kademe hep beraber göreceğiz. Şundan emin olun, biz çarşıda, pazarda gündem nedir, genç kardeşlerimizin gündemi nedir farkındayız ve bunları her gün değerlendiriyoruz. Daha önce nasıl çözüm bulduysak şu anda dünyanın içerisinden geçtiği bu türbülansın olumsuz yansımalarını da ortadan kaldıracak şekilde güçlü çözümler bulacağımızdan hiçbir şüpheniz olmasın.”

– “Bazı partiler maalesef ırkçılık yapıyor”

Göçmen ve sığınmacılarla ilgili soru üzerine Çelik, Suriye’deki durumun güvenli hale gelmesinin ardından insanların ülkelerine gideceğini vurguladı.

Türkiye’nin mülteci alacak kapasitesinin bulunmadığını anlatan Çelik, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye bütün dünyanın yükünü çekiyor. Yüz binlerce insanın oralarda öldüğünü düşünün, ne kadar utanç verici olurdu. Akdeniz’de Yunanistan sahil güvenliği, botları patlatarak insanları ölüme terk ediyor, işkence yapıyor. Şimdi Yunanistan bu utançla ömür boyu yaşayacak. Mültecilerin geri gönderilmesiyle ilgili politika üretmekle ırkçılığı karıştırmamak lazım. Bazı partiler maalesef ırkçılık yapıyor. Biz demiyoruz ki bu insanlar ilanihaye burada kalacak. İnsanların ölüm korkusu olmaksızın döneceği ortam oluştuğu anda kendi ülkelerine dönecekler. Stalin zamanında Azeri aydınlar buraya sığındı, o zamanki CHP yönetimi onları iade etti. Sınırı geçer geçmez de infaz ettiler. Ne kadar üzüntü verici. Milletimiz kendi asaletine yakışır şekilde doğru bir şey yapmıştır. ‘Buranın nüfus yapısı değişecek.’, ‘Demografik güvenliğimizi tehdit edecek birtakım uygulamalara izin vereceğiz.’ gibisinden bir yaklaşım değil. Eninde sonunda dönecekler.”

Programın son bölümünde gençlerin talebi üzerine Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı telefonla aradı. Erdoğan, yaklaşık 5 dakika gençlere hitap etti.

Programa, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, İl Gençlik Kolları Başkanı Muhammet Çekerek ve Üsküdar Gençlik Kolları Başkanı İbrahim Hakkı Gündoğan da katıldı.